Bloğuma başladığımdan beri görüştüğüm motosiklet kullanıcılarından duyduğum ortak şikayet, özel araçların trafikte çok yer kapladığı ve trafik sıkışıklığına yol açtığı oldu. Özel araçların trafikte zaman kaybı olduğunu ve motosiklet kullanımının artması ile kişinin zaman kaybından tasarruf edeceğini söylüyorlar. Araçla gidilen yolu motosiklet ile daha kısa sürede gittiklerini iddia ediyorlar. Bu hafta biz de Mototutku olarak bu iddiayı göstermek için belli bir güzergahta motosiklet ile harcanan zaman ve özel araçla harcanan zaman arasındaki farkı ele aldık.
Motosiklet ile çekilen görüntü.
Özel araç ile çekilen görüntü.
Zaman farkını göstermek için hem motosiklette hem de arabada kamera ile çekim yaptık. Haberimiz için bir tarafta kameramızı arabaya,
diğer tarafta ise motosiklet kameramızı kaska yerleştirdik. Başlangıç
noktamızı Beşiktaş, varış noktamızı Rumeli Hisarüstü' ndekiBoğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü olarak belirledik ve yola çıktık. Gelin hep birlikte özel araç ve motosikletle gidilen yolun zaman farkını gösteren videomuzu izleyelim:
Beşiktaşta başlayıp Rumeli Hisarüstü' ndeki Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü önünde bitirdiğimiz yolculuğumuzu araba ile 45 dakikada tamamladık. Aynı güzergahta motosikletle yaptığımız yolculuğumuz ise 14 dakikada bitti. Böylece motosiklet kullanıcılarının söylediği zaman farkının doğruluğunu bu çekimlegörmüş olduk.
Haber: Sinem Genç Kamera(Araba görüntüleri): Sinem Genç Haber türü: Multimedya haber
Motosiklet
kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla custom motosikletlere
olan ilgi de artmaya başladı. Bilmeyenlere anlatalım. Custom
motosiklet, var olan bir motosikletin kişiye özel tekrardan
tasarlanıp, düzenlenerek kimsede olmayan bir motosiklet ortaya
çıkarılmasıdır. Müşteri gidip isteklerini tasarımcıya
söylüyor. Tasarımcı müşterinin isteklerine uygun tasarımı
yapıyor ve motosiklet sahibi bu tasarımı onayladıktan sonra
tasarımcı motosikleti canlandırmaya başlıyor. Siz motosikleti
toprakta kullanacağım ya da asfaltta kullanacağım, arkasında
artçı koltuğu olsun ya da rengi sarı olsun diyorsunuz ve ona göre
motosikletiniz tasarlanıyor.
Türkiye' de henüz
kişiye özel motosiklet yapan yerler çok fazla yok. Acıbadem' de
yer alan Rumble Custom da kişiye özel motosiklet tasarımı yapan
birkaç yerden biri. Rumble Custom' ın tasarımcılarından Ömer
Çağatay Açıkgöz
ve
Doğa
Danış cafe racer, bobber tarzı İngiliz
tarzı motosikletler yapıyor. İngiliz tarzı motosikletlerin dış
görünüşlerinin daha çekici gelmesi ve İngilizlerin 1950' lerde ve 1960'
larda hem hızlı motosikletlerini şehrin bir ucundaki kafedeki karşıt gruplarla boy ölçüşmek hem de sosyalleşmek için yaptığı yarış hikayesi onları İngiliz tarzı motosiklet tasarımları yapmaya itmiş.
Ömer Bey, müşterilerinin daha çok yönetmen ve sanat direktörlerinden olduğunu söylüyor. Tasarım sürecinin 1 hafta sürdüğünü
söyleyen Ömer Çağatay
Açıkgöz, müşteri tarafından tasarım onaylandıktan sonra
anahtar tesliminin bir buçuk iki ayda olduğunu söylüyor.
Fiyatlara gelince de motosikletin aksesuarları, boyaları için 6
bin ile 10 bin lira arasında değişiklik gösteriyor. Ömer Bey,
kendilerinin de 3 bin lira tasarım ve işçilik bedeli aldıklarını
söylüyor. Yani müşteri kendi motosikletlerinin fiyatı ile
birlikte toplamda 15 ile 20 bin lira arasında kimsede olmayan
motosiklete sahip oluyor. Tabi bu fiyat müşterinin bütçesine göre
düşebiliyor ya da artabiliyor. Eğer müşterinin bütçesi varsa
fiyat 40 bin 50 bin liraya kadar da çıkabiliyor, bütçe az ise 10
bin liraya kadar düşebiliyor.
Taksim Atatürk Kültür Merkezi ve Bostancı Deniz Otobüsü İskelesi önünden servisler hareket
ediyor. İster servislere atla ya da özel aracını kullan. İstikamet ise Kocaeli'ndeki Honda'nın motosiklet eğitim merkezi.
Kocaeli mi çok uzak orası demeyin. Eğer motosiklet kullanmayı seviyorsanız gittiğiniz andan itibaren iyi
ki gelmişim diyorsunuz.
Öğrenciler kukalar arasında motosiklet kullanıyor.
Eğitim
alanına varır varmaz gelen öğrenciler kadar Mototutku
olarak biz de heyecanlıydık. Kocaman bir pist, koruma malzemelerini takmış
motosiklete binen 12 öğrenci bariyerler arasında motosikletlerini
sürüyor. Eğitim saat 9' da başlayıp 16.30' da son buluyor. Saat
12'de eğitime mola verip öğle yemeğine gidiyorlar. Biz de o
arada hemen şef eğitmen Tayfun Gülhan' la röportajımızı yapıp,
eğitim hakkında bilgi alıyoruz.
'' Dersler Japonya ana merkezdeki eğitimlerle birebir aynı''
Tayfun Gülhan
Tayfun
Gülhan, Honda Motosiklet Eğitim Merkezi' nde şef eğitmen. Eğitime gelen öğrencilere motosiklet için güvenli sürüş
dersleri veriyor. Tayfun Bey, burada yapılan derslerin
Japonya ana merkezlerindeki eğitimlerle birebir aynı ve gelen
öğrencilere trafikte güvenli sürüş konusunda faydalı
olabilecek eğitimler olduğunu söylüyor. Eğitim merkezi yıl
boyunca açık. Öğrenciler her gün eğitim için Kocaeli' ne geliyor.
Tayfun Bey, kış dönemlerinde katılımın azalmasına rağmen
diğer mevsimlerde sınfların hep dolu olduğunu söylüyor. Her
kesimden katılımcının olduğunu söyleyen Tayfun Bey, erkek
öğrencilerin katılımının daha fazla olduğunu söylüyor. Biz
de eğitime gittiğimizde 12 kişilik sınıfta sadece iki kadın
öğrenci vardı.
''Bisiklet dengesi olan herkes bu eğitimlere katılabilir''
Eğitmen öğrencilere bilgi verirken.
Başvurular
eğitim merkezinin internet sitesinden yapılıyor. Başvuru için de
17 yaşından büyük olunması gerekiyor. 17 yaşında olanların
ise velilerinden imzalı bir kağıt almaları gerekiyor. Eğitimlere
katılmak için öğrencinin illaki motosiklet ehliyeti olmasına gerek yok.
Motosiklet ehliyeti olmayan ya da kullanmayı bilmeyen insanlar da
başvurabiliyor. Tayfun Bey, bisiklet dengesi olan herkesin bu
eğitimlere katılabileceğini söylüyor. Tayfun Bey sözlerine şunları da ekliyor: ''Buradaki yapı güvenli sürüş üzerine
dayalı. Eğitimi kapalı bir alanda yapıyoruz. Motosiklet kullanım
teknikleri ve hakimiyet özelliği yönünde çalışmalar yapıyoruz.''
''Eğitimlerden sonra öğrenciler motosiklet kullanabiliyor''
Konu
eğitimlere gelince ise Tayfun Bey iki günlük ana eğitimler ve tek
günlük eğitimlerin olduğunu söylüyor. Güvenlik Sürüş Eğitimi 1, bisiklete dengesi olan ama motosiklet kullanmayı bilmeyen
kişilerin katıldığı bir eğitim. Eğitimin ikinci günü Honda'nın CBF 150 motosikletlerı ile derslere devam ediliyor. Bu
eğitimden sonra kullanıcı motosiklet kullanabilir hale geliyor.
Tayfun Bey, Güvenli Sürüş Eğitim 1'in bizim ülkemizde trafiğe
çıkmak için yeterli olmadığını söylüyor. O nedenle Güvenli
Sürüş Eğitim 1 dersleri alındıktan sonra öğrencilere Sürüş
Eğitimi'nin ikincisine katılmaları öneriliyor. Güvenli
Sürüş Eğitimi 2'de de aynı motosikletle eğitim veriliyor. Ama
bu sefer daha gelişime yönelik ve zorlu olmaya başlıyor.
Eğitim ikiyi aldıktan sonra da sıra üçüncü aşamaya geliyor. Bu
aşamada CBF 1000 motorlar kullanılıyor. Tayfun Bey, eğitim almak
isteyenlerin sırasıyla alması gerektiğini söylüyor. Çünkü
eğitim üçü almak için ikiyi almak gerekiyor. Güvenli Sürüş
Eğitim 4 ise tek günlük bir eğitim. Bu aşamada da yine CBF 1000
motorlar kullanılıyor. Fakat bu eğitim daha performansa dayalı,
daha zorlayıcı ve farklı farklı parkurları olan bir çalışma oluyor.
Dört
ana eğitimin dışında bir de yolculu sürüş eğitimi var.
Artçısı olan ya da artçısından memnun olmayanların katıldığı
bir eğitim bu. Eğitimde sürücünün dışında artçı için de
eğitim veriliyor.
Bunların
haricinde iki tane hazırlık sınıfları var. Güvenli Sürüş
2 Hazırlık ve Güvenli Sürüş 3 Hazırlık olarak ara geçişler
için eğitim oluyor. Bu eğitimler de sürüş eğitimi ikiden üçe ya da üçten
dörte geçmek isteyen öğrencilerin zorlanmalarını engellemek
için yapılan bir günlük dersler oluyor. Her aşamaya göre derslerin verildiği eğitimlerin
ücretleri ise 235 ile 475 lira arasında değişiyor.
Eğitim sırasında motosiklette dengesini kaybedenler oluyor.
Tek günlük eğitimler motosiklet kullanmayı öğrenmek için yeterli oluyor
Eğitimlerin bir ya da iki günlük olması aklımıza hemen ''bu kadar sürede
öğrenilir mi?'' sorusunu getiriyor. Ancak tek günlük eğitimlerin
yeterli olduğunu söyleyen Tayfun Bey konuyla ilgili olarak şunları
söyledi: ''Bizim çalışma sistemimizde kolaydan zora giden bir
yapı var. Burada disiplin içinde bir çalışma oluyor ve bu
çalışmamız kimilerine göre biraz yorucu geliyor. Ama buradan her
çıkan motosikleti kullanmayı öğrenerek çıkıyor.''
''İnternette motosikletler hakkında çok fazla bilgi kirliliği var''
Eğitmen ile öğrenci konuşurken.
Genellikle
eğitim almadan motosiklet kullanmak için bir arkadaşından ya da
motosiklete binmeyi bilen herhangi birisinden yardım alan insanlar
var. Bu tarz motosiklet eğitimlerini gereksiz bulanlar oluyor.
Tayfun Bey bu konu hakkında şunları söyledi: ''Motosiklet
konusunda hep bir bilinmeyen var. Biz motosiklet kültürünü geç
keşfetmiş bir toplumuz. O nedenle motosikleti bilen kişiler kim
bilmiyoruz açıkçası. İnternette de motosikletler hakkında çok fazla bilgi kirliliği
var ve bu bilgiler
motosiklet sürücülerini etkiliyor. Eğitim sırasında biz burada
kendilerini doğru ekipman, motosiklet konusunda, yapmaları gereken
ve gelecekle ilgili motosiklet planları hakkında bir danışmanlık
hizmeti de veriyoruz. Yani dışarıda sağdan soldan duyulan,
görülen bilgiler çok da doğru olmuyor.'''
Bazı
mekanların önünde park halinde birden fazla motosiklet vardır.
Mekana girip içeriye bakınca ise dışarıda duran motosikletlerin
kullanıcılarını görürüz. Toplu halde oturmuş, birşeyler içip
yiyerek sohbet ediyorlardır. Bu görüntüyle çoğu zaman
karşılaşabiliyoruz. Motosikletçiler akşam iş çıkışı ya da
hafta sonu buluşup bir kafede oturup birlikte vakit geçirirler.
Motosikletler hakkında tartışır, uzun yol seyahatlerini planlar
ya da günlük hayatları hakkında konuşurlar. Birlikte vakit
geçirip gün sonunda da motosikletlerine atlayıp ayrılırlar. Bu
kafeler bir nevi onların birlikte vakit geçirip sosyalleştiği
alanlardır. Ancak motosikletlilerin birlikte vakit geçirdiği
yerler çok olsa da sadece motosiklet kullanıcılarına hitap eden
bir yer bulmak zor. Hatta yok denecek kadar az. Yurtdışında sadece
motorculara hitap eden kafeleri, barları görmek çok kolay. Fakat
Türkiye' de özellikle motosiklet kültürünün gelişmiş olmaması
ve motosikletlilerin hala tam olarak kabul edilememesi bu tarz
kafelerin olmasını zorlaştırıyor.
Ferhat Şerifoğlu
Türkiye'
de bu tarz mekanlar az olsa da sadece motosiklet kullanıcılarına
hitap eden bir dekorla oluşturulan yerler motosiklet kullanıcıları
tarafından yoğun ilgi görüyor. Bunlardan biri de Bakırköy' deki
Moto Garage Kafe. Yedi ay önce açılan Moto Garage Kafe
motosikletliler düşünülerek dekore edilmiş bir kafe. Adının
kafe olduğuna bakmayın. İçinde hem kafe hem motosiklet
aksesuarlarının satıldığı bir mağaza ve servis var. Yani
hem motosiklet kullanıcılarının vakit geçirdiği hem
motosikletlerinin ihtiyaçlarını karşılayabildikleri bir mekan.
Motosiklet aksesuarları
Moto
Garage Kafe sorumlusu Ferhat Şerifoğlu motosiklet dünyasına
farklı bir konseptle girip motosiklet cemiyetine katkıda bulunmak
istediklerini söyledi. Gelen insanların bir yandan yemeğini
yiyeceği bir yandan da motorunun alışverişini yapacağı bir yer
istediklerini ifade etti. Mekanı açmadan önce yurtdışında
birkaç örneğe bakmışlar. Türkiye' de hem kafe hem mağaza ve
servis bölümünden oluşan yerin olmadığını söyleyen
Şerifoğlu, Moto Garage Kafe' yi açmaya karar vermişler.
Ferhat
Şerifoğlu ''aslında müşteri kitlemiz motosiklet kullanıcıları
ama motosiklet kullanmayıp bu tutkuyu yaşayıp, burada olmaktan
zevk alan insanlar da geliyor'' diye belirtti. Moto Garage Kafe
haftanın her günü açık. Ama motosiklet kullanıcıları daha çok
akşamları geliyorlar. Hafta sonları ise sabah burada
kahvaltılarını yapıp daha
Kafenin barı
Kafenin servis bölümü
sonra motorlarıyla gezip tekrardan
buraya gelip oturduklarını söylüyor Şerifoğlu.
Moto Garage
Kafe' de ayrıca farklı bir politika var. Burada alkollü içki yok.
Şerifoğlu ''vicdanen alkolllü içecek satmak istemiyoruz. Çünkü motorcuların buraya gelip alkollü içecek içtikten sonra motora
binmelerini göze alamayız'' diye sözlerine ekledi.
Türkiye'
de sadece motosikletçilere hitap eden kafelerin az olmasından
dolayı, uzaklardan yol kat edip bu kafelere gelen motorcular var. Bu
tarz kafelere motorcuların ilgisinin olması
ise açılacak her
motosiklet kafenin kullanıcıları mutlu edeceğe benziyor.
Moto Garage Kafe
Maket motosikletler kafeyi süslüyor
**Bir efsaneye göre, 60'ların gençleri takıldıkları kafenin müzik kutusunda bir şarkı açıp gaza basar ve o şarkı bitmeden parkuru tamamlayıp kafeye geri dönerlermiş. Motosiklet türlerinden biri olan ''Cafe Racer'' ismi de buradan gelmekteymiş.
Motosikleti
parçala ve tekrardan birleştir. Kulağa zor gibi geliyor. Nasıl
yapılır gibi sorular hemen akla takılıyor. Mototutku da bu hafta
Yavuz Erpınar ile röportaj yaptı. Erpınar, el yapımı motosiklet
yapmayı bizlere anlattı.
Yavuz
Erpınar motosiklet kullanmaya 15 yaşında başladı. O günden beri
de motosiklet yapmak hep aklında vardı. Motosiklet yapmak için ilk
eylemine ise bin liraya hurda motor alıp parçalayarak
başladı. Erpınarı' ın motosikleti yapabileceği bir garaj yok. O
da motoru alıp evine çıkarmak zorunda kaldı. Motosikleti
tekrardan birleştirmek için Youtube' daki videolardan ve sanayiye
sık sık gidip ustalardan yardım alıyor.
Motor
tamamlanınca metal parçalardan oluşan bir motosiklet olacağını
söylüyor Erpınar. El yapımı motosikletini bitirmeyi ise mayıs
ayında planlıyordu. Ancak yaşadığı aksaklıklar ve çoğu
parçaların yurtdışından gelmesi nedeniyle motosikleti bitirmesi haziran ayına
kaldı. Motosiklet bitince çalışıp çalışmayacağı belli
değil. Eğer çalışırsa satmayı, şayet çalışmaz ise salona
koymayı düşündüğünü söylüyor Yavuz Erpınar.
Yavuz Erpınar ile yaptığım röportajın videosunu aşağıda izleyebilirsiniz: