30 Nisan 2015 Perşembe

BİTİŞE İLK KİM VARACAK?

 
 Motosiklet kullanıcısı kask kamerasını hazırlarken.
Kasklarımızı takıp yola çıkmaya hazırız.

Bloğuma başladığımdan beri görüştüğüm motosiklet kullanıcılarından duyduğum ortak şikayet, özel araçların trafikte çok yer kapladığı ve trafik sıkışıklığına yol açtığı oldu. Özel araçların trafikte zaman kaybı olduğunu ve motosiklet kullanımının artması ile kişinin zaman kaybından tasarruf edeceğini söylüyorlar. Araçla gidilen yolu motosiklet ile daha kısa sürede gittiklerini iddia ediyorlar. Bu hafta biz de Mototutku olarak bu iddiayı göstermek için belli bir güzergahta motosiklet ile harcanan zaman ve özel araçla harcanan zaman arasındaki farkı ele aldık.


               
                Motosiklet ile çekilen görüntü.
Özel araç ile çekilen görüntü.

Zaman farkını göstermek için hem motosiklette hem de arabada kamera ile çekim yaptık. Haberimiz için bir tarafta kameramızı arabaya, diğer tarafta ise motosiklet kameramızı kaska yerleştirdik. Başlangıç noktamızı Beşiktaş, varış noktamızı Rumeli Hisarüstü' ndeki Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü olarak belirledik ve yola çıktık. Gelin hep birlikte özel araç ve motosikletle gidilen yolun zaman farkını gösteren videomuzu izleyelim:




Beşiktaşta başlayıp Rumeli Hisarüstü' ndeki Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü önünde bitirdiğimiz yolculuğumuzu araba ile 45 dakikada tamamladık. Aynı güzergahta motosikletle yaptığımız yolculuğumuz ise 14 dakikada bitti. Böylece motosiklet kullanıcılarının söylediği zaman farkının doğruluğunu bu çekimle görmüş olduk. 



Haber: Sinem Genç
Kamera(Araba görüntüleri): Sinem Genç
Haber türü: Multimedya haber

24 Nisan 2015 Cuma

KİŞİYE ÖZEL MOTOSİKLET DİYORSANIZ CUSTOM MOTOSİKLET

Motosiklet kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla custom motosikletlere olan ilgi de artmaya başladı. Bilmeyenlere anlatalım. Custom motosiklet, var olan bir motosikletin kişiye özel tekrardan tasarlanıp, düzenlenerek kimsede olmayan bir motosiklet ortaya çıkarılmasıdır. Müşteri gidip isteklerini tasarımcıya söylüyor. Tasarımcı müşterinin isteklerine uygun tasarımı yapıyor ve motosiklet sahibi bu tasarımı onayladıktan sonra tasarımcı motosikleti canlandırmaya başlıyor. Siz motosikleti toprakta kullanacağım ya da asfaltta kullanacağım, arkasında artçı koltuğu olsun ya da rengi sarı olsun diyorsunuz ve ona göre motosikletiniz tasarlanıyor.

Türkiye' de henüz kişiye özel motosiklet yapan yerler çok fazla yok. Acıbadem' de yer alan Rumble Custom da kişiye özel motosiklet tasarımı yapan birkaç yerden biri. Rumble Custom' ın tasarımcılarından Ömer Çağatay Açıkgöz ve Doğa Danış cafe racer, bobber tarzı İngiliz tarzı motosikletler yapıyor. İngiliz tarzı motosikletlerin dış görünüşlerinin daha çekici gelmesi ve İngilizlerin 1950' lerde ve 1960' larda hem hızlı motosikletlerini şehrin bir ucundaki kafedeki karşıt gruplarla boy ölçüşmek hem de sosyalleşmek için yaptığı yarış hikayesi onları İngiliz tarzı motosiklet tasarımları yapmaya itmiş.

Ömer Bey, müşterilerinin daha çok yönetmen ve sanat direktörlerinden olduğunu söylüyor. Tasarım sürecinin 1 hafta sürdüğünü söyleyen Ömer Çağatay Açıkgöz, müşteri tarafından tasarım onaylandıktan sonra anahtar tesliminin bir buçuk iki ayda olduğunu söylüyor. Fiyatlara gelince de motosikletin aksesuarları, boyaları için 6 bin ile 10 bin lira arasında değişiklik gösteriyor. Ömer Bey, kendilerinin de 3 bin lira tasarım ve işçilik bedeli aldıklarını söylüyor. Yani müşteri kendi motosikletlerinin fiyatı ile birlikte toplamda 15 ile 20 bin lira arasında kimsede olmayan motosiklete sahip oluyor. Tabi bu fiyat müşterinin bütçesine göre düşebiliyor ya da artabiliyor. Eğer müşterinin bütçesi varsa fiyat 40 bin 50 bin liraya kadar da çıkabiliyor, bütçe az ise 10 bin liraya kadar düşebiliyor.




Haberin videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:






Haber-Fotoğraf: Sinem Genç
Haber türü: Sesli foto röportaj

17 Nisan 2015 Cuma

HERKES MOTOSİKLETİNİN BAŞINA

Taksim Atatürk Kültür Merkezi ve Bostancı Deniz Otobüsü İskelesi önünden servisler hareket ediyor. İster servislere atla ya da özel aracını kullan. İstikamet ise Kocaeli'ndeki Honda'nın motosiklet eğitim merkezi. Kocaeli mi çok uzak orası demeyin. Eğer motosiklet kullanmayı seviyorsanız gittiğiniz andan itibaren iyi ki gelmişim diyorsunuz.

Öğrenciler kukalar arasında motosiklet kullanıyor.

Eğitim alanına varır varmaz gelen öğrenciler kadar Mototutku olarak biz de heyecanlıydık. Kocaman bir pist, koruma malzemelerini takmış motosiklete binen 12 öğrenci bariyerler arasında motosikletlerini sürüyor. Eğitim saat 9' da başlayıp 16.30' da son buluyor. Saat 12'de eğitime mola verip öğle yemeğine gidiyorlar. Biz de o arada hemen şef eğitmen Tayfun Gülhan' la röportajımızı yapıp, eğitim hakkında bilgi alıyoruz.



'' Dersler Japonya ana merkezdeki eğitimlerle birebir aynı''

Tayfun Gülhan
Tayfun Gülhan, Honda Motosiklet Eğitim Merkezi' nde şef eğitmen. Eğitime gelen öğrencilere motosiklet için güvenli sürüş dersleri veriyor. Tayfun Bey, burada yapılan derslerin Japonya ana merkezlerindeki eğitimlerle birebir aynı ve gelen öğrencilere trafikte güvenli sürüş konusunda faydalı olabilecek eğitimler olduğunu söylüyor. Eğitim merkezi yıl boyunca açık. Öğrenciler her gün eğitim için Kocaeli' ne geliyor. Tayfun Bey, kış dönemlerinde katılımın azalmasına rağmen diğer mevsimlerde sınfların hep dolu olduğunu söylüyor. Her kesimden katılımcının olduğunu söyleyen Tayfun Bey, erkek öğrencilerin katılımının daha fazla olduğunu söylüyor. Biz de eğitime gittiğimizde 12 kişilik sınıfta sadece iki kadın öğrenci vardı.



''Bisiklet dengesi olan herkes bu eğitimlere katılabilir''

Eğitmen öğrencilere bilgi verirken.

Başvurular eğitim merkezinin internet sitesinden yapılıyor. Başvuru için de 17 yaşından büyük olunması gerekiyor. 17 yaşında olanların ise velilerinden imzalı bir kağıt almaları gerekiyor. Eğitimlere katılmak için öğrencinin illaki motosiklet ehliyeti olmasına gerek yok. Motosiklet ehliyeti olmayan ya da kullanmayı bilmeyen insanlar da başvurabiliyor. Tayfun Bey, bisiklet dengesi olan herkesin bu eğitimlere katılabileceğini söylüyor. Tayfun Bey sözlerine şunları da ekliyor: ''Buradaki yapı güvenli sürüş üzerine dayalı. Eğitimi kapalı bir alanda yapıyoruz. Motosiklet kullanım teknikleri ve hakimiyet özelliği yönünde çalışmalar yapıyoruz.''




''Eğitimlerden sonra öğrenciler motosiklet kullanabiliyor'' 

Eğitmenler sürüş sırasındaki hataları öğrencilerine anlatıyor.
Konu eğitimlere gelince ise Tayfun Bey iki günlük ana eğitimler ve tek günlük eğitimlerin olduğunu söylüyor. Güvenlik Sürüş Eğitimi 1, bisiklete dengesi olan ama motosiklet kullanmayı bilmeyen kişilerin katıldığı bir eğitim. Eğitimin ikinci günü Honda'nın CBF 150 motosikletlerı ile derslere devam ediliyor. Bu eğitimden sonra kullanıcı motosiklet kullanabilir hale geliyor. Tayfun Bey, Güvenli Sürüş Eğitim 1'in bizim ülkemizde trafiğe çıkmak için yeterli olmadığını söylüyor. O nedenle Güvenli Sürüş Eğitim 1 dersleri alındıktan sonra öğrencilere Sürüş Eğitimi'nin ikincisine katılmaları öneriliyor. Güvenli Sürüş Eğitimi 2'de de aynı motosikletle eğitim veriliyor. Ama bu sefer daha gelişime yönelik ve zorlu olmaya başlıyor. Eğitim ikiyi aldıktan sonra da sıra üçüncü aşamaya geliyor. Bu aşamada CBF 1000 motorlar kullanılıyor. Tayfun Bey, eğitim almak isteyenlerin sırasıyla alması gerektiğini söylüyor. Çünkü eğitim üçü almak için ikiyi almak gerekiyor. Güvenli Sürüş Eğitim 4 ise tek günlük bir eğitim. Bu aşamada da yine CBF 1000 motorlar kullanılıyor. Fakat bu eğitim daha performansa dayalı, daha zorlayıcı ve farklı farklı parkurları olan bir çalışma oluyor.

Dört ana eğitimin dışında bir de yolculu sürüş eğitimi var. Artçısı olan ya da artçısından memnun olmayanların katıldığı bir eğitim bu. Eğitimde sürücünün dışında artçı için de eğitim veriliyor.

Bunların haricinde iki tane hazırlık sınıfları var. Güvenli Sürüş 2 Hazırlık ve Güvenli Sürüş 3 Hazırlık olarak ara geçişler için eğitim oluyor. Bu eğitimler de sürüş eğitimi ikiden üçe ya da üçten dörte geçmek isteyen öğrencilerin zorlanmalarını engellemek için yapılan bir günlük dersler oluyor. Her aşamaya göre derslerin verildiği eğitimlerin ücretleri ise 235 ile 475 lira arasında değişiyor.



Eğitim sırasında motosiklette dengesini kaybedenler oluyor.
Tek günlük eğitimler motosiklet kullanmayı öğrenmek için yeterli oluyor

Eğitimlerin bir ya da iki günlük olması aklımıza hemen ''bu kadar sürede öğrenilir mi?'' sorusunu getiriyor. Ancak tek günlük eğitimlerin yeterli olduğunu söyleyen Tayfun Bey konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ''Bizim çalışma sistemimizde kolaydan zora giden bir yapı var. Burada disiplin içinde bir çalışma oluyor ve bu çalışmamız kimilerine göre biraz yorucu geliyor. Ama buradan her çıkan motosikleti kullanmayı öğrenerek çıkıyor.''




''İnternette motosikletler hakkında çok fazla bilgi kirliliği var'' 

Eğitmen ile öğrenci konuşurken.
Genellikle eğitim almadan motosiklet kullanmak için bir arkadaşından ya da motosiklete binmeyi bilen herhangi birisinden yardım alan insanlar var. Bu tarz motosiklet eğitimlerini gereksiz bulanlar oluyor. Tayfun Bey bu konu hakkında şunları söyledi: ''Motosiklet konusunda hep bir bilinmeyen var. Biz motosiklet kültürünü geç keşfetmiş bir toplumuz. O nedenle motosikleti bilen kişiler kim bilmiyoruz açıkçası. İnternette de motosikletler hakkında çok fazla bilgi kirliliği var ve bu bilgiler motosiklet sürücülerini etkiliyor. Eğitim sırasında biz burada kendilerini doğru ekipman, motosiklet konusunda, yapmaları gereken ve gelecekle ilgili motosiklet planları hakkında bir danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Yani dışarıda sağdan soldan duyulan, görülen bilgiler çok da doğru olmuyor.'''




Haberin videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:







Haber: Sinem Genç
Kamera: Ece Kartal
Haber Türü: Multimedya Haber






10 Nisan 2015 Cuma

MOTOSİKLETÇİLERİN UĞRAK YERİ

Bazı mekanların önünde park halinde birden fazla motosiklet vardır. Mekana girip içeriye bakınca ise dışarıda duran motosikletlerin kullanıcılarını görürüz. Toplu halde oturmuş, birşeyler içip yiyerek sohbet ediyorlardır. Bu görüntüyle çoğu zaman karşılaşabiliyoruz. Motosikletçiler akşam iş çıkışı ya da hafta sonu buluşup bir kafede oturup birlikte vakit geçirirler. Motosikletler hakkında tartışır, uzun yol seyahatlerini planlar ya da günlük hayatları hakkında konuşurlar. Birlikte vakit geçirip gün sonunda da motosikletlerine atlayıp ayrılırlar. Bu kafeler bir nevi onların birlikte vakit geçirip sosyalleştiği alanlardır. Ancak motosikletlilerin birlikte vakit geçirdiği yerler çok olsa da sadece motosiklet kullanıcılarına hitap eden bir yer bulmak zor. Hatta yok denecek kadar az. Yurtdışında sadece motorculara hitap eden kafeleri, barları görmek çok kolay. Fakat Türkiye' de özellikle motosiklet kültürünün gelişmiş olmaması ve motosikletlilerin hala tam olarak kabul edilememesi bu tarz kafelerin olmasını zorlaştırıyor.


Ferhat Şerifoğlu
Türkiye' de bu tarz mekanlar az olsa da sadece motosiklet kullanıcılarına hitap eden bir dekorla oluşturulan yerler motosiklet kullanıcıları tarafından yoğun ilgi görüyor. Bunlardan biri de Bakırköy' deki Moto Garage Kafe. Yedi ay önce açılan Moto Garage Kafe motosikletliler düşünülerek dekore edilmiş bir kafe. Adının kafe olduğuna bakmayın. İçinde hem kafe hem motosiklet aksesuarlarının satıldığı bir mağaza ve servis var. Yani hem motosiklet kullanıcılarının vakit geçirdiği hem motosikletlerinin ihtiyaçlarını karşılayabildikleri bir mekan.

Motosiklet aksesuarları
Moto Garage Kafe sorumlusu Ferhat Şerifoğlu motosiklet dünyasına farklı bir konseptle girip motosiklet cemiyetine katkıda bulunmak istediklerini söyledi. Gelen insanların bir yandan yemeğini yiyeceği bir yandan da motorunun alışverişini yapacağı bir yer istediklerini ifade etti. Mekanı açmadan önce yurtdışında birkaç örneğe bakmışlar. Türkiye' de hem kafe hem mağaza ve servis bölümünden oluşan yerin olmadığını söyleyen Şerifoğlu, Moto Garage Kafe' yi açmaya karar vermişler.

Ferhat Şerifoğlu ''aslında müşteri kitlemiz motosiklet kullanıcıları ama motosiklet kullanmayıp bu tutkuyu yaşayıp, burada olmaktan zevk alan insanlar da geliyor'' diye belirtti. Moto Garage Kafe haftanın her günü açık. Ama motosiklet kullanıcıları daha çok akşamları geliyorlar. Hafta sonları ise sabah burada kahvaltılarını yapıp daha 
Kafenin barı
Kafenin servis bölümü
sonra motorlarıyla gezip tekrardan buraya gelip oturduklarını söylüyor Şerifoğlu. 

Moto Garage Kafe' de ayrıca farklı bir politika var. Burada alkollü içki yok. Şerifoğlu ''vicdanen alkolllü içecek satmak istemiyoruz. Çünkü motorcuların buraya gelip alkollü içecek içtikten sonra motora binmelerini göze alamayız'' diye sözlerine ekledi.

Türkiye' de sadece motosikletçilere hitap eden kafelerin az olmasından dolayı, uzaklardan yol kat edip bu kafelere gelen motorcular var. Bu tarz kafelere motorcuların ilgisinin olması 
ise açılacak her motosiklet kafenin kullanıcıları mutlu edeceğe benziyor.



                                                 
  
Moto Garage Kafe 
Maket motosikletler kafeyi süslüyor

 **Bir efsaneye göre, 60'ların gençleri  takıldıkları kafenin müzik kutusunda  bir şarkı açıp gaza basar ve o şarkı  bitmeden parkuru tamamlayıp kafeye  geri dönerlermiş. Motosiklet  türlerinden biri olan ''Cafe Racer'' ismi  de buradan gelmekteymiş.



Mekan akşam saatlerinde kalabalıklaşmaya başlıyor



Haber-Fotoğraf: Sinem Genç
Haber Türü: Foto Haber






3 Nisan 2015 Cuma

EL EMEĞİ GÖZ NURU MOTOSİKLET


Yavuz Erpınar evinde motosiklet yapıyor
Motosikleti parçala ve tekrardan birleştir. Kulağa zor gibi geliyor. Nasıl yapılır gibi sorular hemen akla takılıyor. Mototutku da bu hafta Yavuz Erpınar ile röportaj yaptı. Erpınar, el yapımı motosiklet yapmayı bizlere anlattı.

Yavuz Erpınar motosiklet kullanmaya 15 yaşında başladı. O günden beri de motosiklet yapmak hep aklında vardı. Motosiklet yapmak için ilk eylemine ise bin liraya hurda motor alıp parçalayarak başladı. Erpınarı' ın motosikleti yapabileceği bir garaj yok. O da motoru alıp evine çıkarmak zorunda kaldı. Motosikleti tekrardan birleştirmek için Youtube' daki videolardan ve sanayiye sık sık gidip ustalardan yardım alıyor.

Motor tamamlanınca metal parçalardan oluşan bir motosiklet olacağını söylüyor Erpınar. El yapımı motosikletini bitirmeyi ise mayıs ayında planlıyordu. Ancak yaşadığı aksaklıklar ve çoğu parçaların yurtdışından gelmesi nedeniyle motosikleti bitirmesi haziran ayına kaldı. Motosiklet bitince çalışıp çalışmayacağı belli değil. Eğer çalışırsa satmayı, şayet çalışmaz ise salona koymayı düşündüğünü söylüyor Yavuz Erpınar.



Yavuz Erpınar ile yaptığım röportajın videosunu aşağıda izleyebilirsiniz:






Haber-Fotoğraf: Sinem Genç
Haber Türü: Sesli foto röportaj




27 Mart 2015 Cuma

MOTOSİKLET SÜRÜCÜLERİNİN VAZGEÇİLMEZLERİ

Yasin Emre Feyizoğlu
Motosikletler, aksesuarları ve fiyatları motosiklet kullanmaya 
yeni başlayan çoğu insanın detaylıca araştırdığı bir konu. Motosiklet türleri neler, ilk olarak hangi motosiklet ile başlanmalı, fiyatları ne kadar, hangi koruma malzemeleri zorunlu alınmalı gibi birçok konuda kafalarında soru işaretleri oluyor.

Mototutku da bu hafta sorulara cevap aradı. 10 yıldır motosiklet sektöründe yer alan Feyizoğlu Motosiklet Mağazası' nın sahibi Yasin Emre Feyizoğlu da bize bu konu hakkında bilgi verdi.



''Yeni başlayanlar için scooter ideal''
Honda 2006 Repsol model motosiklet

Motosiklet türleri scooter, cross, racing, chooper ve touring tarzı motosikletler olarak beş gruba ayrılıyor. Motosiklete yeni başlayanlar için başlangıç motorunun scooter türü motor olduğunu söylüyor Feyizoğlu. Scooterlar motor hacmi genellikle 155 cc, hatta 50 cc' den itibaren kullanılan motorlar oluyor. Feyizoğlu, scooter tarzı motorlar otomatik vites olduğu için kullanımı en kolay motosiklet olduğunu söylüyor. Bu nedenle yeni başlayanların en çok tercih ettiği motosiklet türü scooter oluyor. Motosiklet sürücüsü daha sonra bir üst modeller kullanmaya başlayabiliyor. Üst modeller ise scooterın aksine vitesli motorlar oluyor. Bunlar 150 cc ve 250 cc tarzında ikinci seviyeli motorlar oluyor. Kullanıcılar scooterla başlayıp, 250 cc ve daha sonrasında 500-600 cc, 1000-1500 cc' ye kadar motorlarını genişletebiliyorlar. Başlangıç motorlarının fiyatları iki, üç bin tl' den başlıyor. Üst gruplara çıkıldıkça ise 10-15 bin TL' ye kadar çıkıyor. Feyizoğlu motosikletlerde maksimum bir fiyat olmadığını çünkü özel yapım motorlar da kullanıcılar tarafından tercih edildiğini ve onların fiyatlarının 100-150 bin TL' ye kadar çıktığını söylüyor.



''Herkes motorcu oldu''


Ayrıca Feyizoğlu, Türkiye' de motosiklet kültürünün gelişmesinin bir nedeninin de Çin olduğunu söylüyor. Feyizoğlu, ''Çin yapımı motorlar üretilmeden önce motosiklet fiyatları çok ucuz değildi. Ancak Çin' in motosiklet piyasasına girmesi ile kullanıcılar için daha ucuz alternatif motosiklet seçenekleri çıktı. Aslında hiç aklında olmayan insanlar bile fiyatını görünce ''biz de alalım'' diyip kullanmaya başladılar, herkes motorcu oldu'' dedi.



''Birinci öncelik kask, mont, eldiven ve dizlik''

Motosikleti aldıktan sonra sıra hem kullanıcı hem motosiklet için aksesuarları almaya geliyor. En önemlisi de koruma malzemeleri. Kaza anında motosiklet kullanıcısının zarar görme riskini azaltan koruma malzemeleri motosiklet kullanıcılarının hayatını kurtarıyor. Yasin Bey, koruma malzemelerinde birinci önceliğin kask, kasktan sonra ise mont, eldiven ve dizlik olduğunu söylüyor. Aynı zamandan ayakkabıların da normal ayakkabılardan farklı olarak bot tarzında korumalı olması gerektiğini sözlerine ekliyor. Koruma akseaurları dışında bir de motosikletin güvenliğini sağlamak için kilit, alarm, muhafaza etmek için branda gibi ürünler sürücüler tarafından tercih ediliyor.


Motosiklet sürücüleri için korumalı montlar

Koruma malzemelerinde fiyatlara gelince ise Feyizoğlu bize bu konuda bilgi verdi: ''Kasklar 100 TL' den 2 bin TL' ye, montlar 200 TL' den 1.500-2 bin TL' ye, eldivenler 50 TL' den 500 TL' ye kadar değişiyor. Fiyatlarda kullanılan malzeme, koruma özellikleri, su geçirmezlik özellikleri, sürtünmeye karşı dayanıklı olması, ses geçirmezlik, kaza anındaki kaskın çarpışma testleri, konfor ve rahatlık gibi faktörler ön plana çıkıyor''.



Sıcak havalarda kurtarıcı kıyafetler üretiliyor

Motosiklet için aksesuarlar
Motosiklet kullanıcıları için diğer bir problem de yaz sıcağında giydikleri kıyafetler oluyor. Yaz sıcağında motosiklet sürücülerini gördükçe nasıl dayandıklarını akıl erdiremiyoruz. Feyizoğlu, genellikle montlar ve kaskların kışın için üretildiğini ama son zamanlarda yaz mevsimi için de üretilmeye başladığını söylüyor. Daha fazla hava alan, çok ince yapısı olan montlar ve kasklar üretiliyor. Artık kullanıcıların yazlık ürünleri de alabileceklerini söylüyor.



''Kask kamerası kullanan kişilerin sayısı arttı''

Korumalı ayakkabılar
Son zamanlarda kask kamerası GoPro' nun tercih edilmeye başladığını söyleyen Feyizoğlu şunları söyledi: ''Kazaları ya da motosiklet kullanıcılarına karşı olan yanlış davranışları sergileyebilmek ve bunu anında internete koyup şikayet edebilmek için son dönemde kask kamerası kullanan kişilerin sayısı arttı. Çünkü malesef Türkiye' de motosiklet kültürü yerleşmediği için motosikletlilere farklı gözle bakılıyor ve onlara taciz edilmesi, zarar verebilecek hareketler gibi sorunlar ortaya çıkıyor. Motorcular da kendilerini güçlü hissedebilmek, ispatlayabilmek için kask kamerası alıyorlar ve araçların plakasını yazıp internette anında paylaşarak o motoru bütün internet aleminde gösterebiliyorlar.''



Kaskı çıkarmadan iletişim kurmak kolaylaştı


Farklı modellerde motosiklet kaskları
Motosiklet sürücüleri için her bütçeye uygun bandana, çanta, gözlük gibi birçok aksesuar ve malzeme var. Ancak Feyizıoğlu' nun anlattıklarından bizim en çok ilgimizi çeken motosikletler için bluetooth ürünü oluyor. Uzun seyahatler eden motosiklet sürücüleri, özellikle de eşler uzun yola gittiklerinde birbirleri ile konuşmaları lazım. Ama motosiklet kullanıcıları çok iyi bilir ki kask varken kullanıcıların birbirleri ile iletişime geçmesi büyük bir problem olur. Bu bluetooth ürünü ile motosiklet sürücüsü ve artçısı birbirleri ile kablosuz bir şekilde iletişime geçebiliyor. Kaska takılan bu cihaz sayesinde kullanıcılar hiçbir şekilde kaskı çıkarmadan birbirleri ile konuşma yapabiliyorlar. Feyizoğlu, bu ürünün daha gelişmiş olanlarının da olduğunu söylüyor. Daha gelişmiş olanları ise grup halinde yola çıkan sürücüler için çok ideal. Bu ürünle sekiz motorcu aynı anda birbirleri ile iletişime geçebiliyor.



''Çok ucuz bir uğraş değil''

Feyizoğlu, ihtiyaçlar topladığı anda çok da ucuz bir uğraş olmadığını söylüyor. Hem kaliteli hem düşük maliyetli ürünlerin olduğunu ve kullanıcının isteğine bağlı olarak alt gruptaki ürünleri alarak da biraz daha iyi bir fiyattan krünleri alabileeceklerini sözlerine ekliyor.



Haber-Fotoğraflar: Sinem Genç
Haber Türü: Foto Haber

20 Mart 2015 Cuma

''KADIN SÜRÜCÜLERİN DAHA EĞİTİMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM''

Motosiklet sürücüsü denilince akla hemen erkekler gelir. Ama erkekler gibi kadınları da trafikte motosikletleri ile görüyoruz. Işın Çaçur da o kadınlardan biri. Beş yıl önce motosiklet ile tanışan Işın Çaçur, bir kadın sürücü olarak trafikte yaşadıklarını bizlere anlattı.

Motosiklet kullanmak erkek işidir, kadınlar beceremez derler. Ama söylenen bu sözlere inat motosiklet tutkunu kadınlar tüm hızıyla trafikte yer almaya devam ediyor. Işın Çaçur da bu kadınlardan sadece bir tanesi. Gümüş, takı ve aksesuar tasarımcısı olan Işın Çaçur 39 yaşında. Tam beş yıl önce motosiklet ile tanışan Çaçur, ailesinden gizli motosiklet kullanmaya başladı. Motosiklet kullandığının ailesi tarafından öğrenilmesi, doktora belindeki rahatsızlığı anlatırken annesinin de şans eseri duymasıyla oldu. Önce artçı(arka yolcu) daha sonra sürücü olarak motosiklet kullanmaya başlayan Çaçur, bir kadın sürücü olarak bu zamana kadar trafikte çok fazla problem yaşamadığını söyledi. Ama çoğu zaman trafikte, arabanın içindeki herkesin hayret ve şaşkın bakışları ile karşılaştığını söylüyor. Kadınların motosiklet kullanma konusunda erkeklere göre daha eğitimli olduğunu söyleyen Işın Çaçur, tutkuyla motosiklet kullanmaya devam ediyor ve hedefinin şehirler arası yolculuk yapmak olduğunu söylüyor.


Işın Çaçur ile yaptığım röportajın videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:





Haber: Sinem Genç
Kamera: Müge Küçükvardar
Haber Türü: Video Haber